
Şubat 14, 2007
Şubat 12, 2007
Sıcak İçecekler
Yazın denediğim Neslişah Sultan'ın Saray Limonatasını bütün yaz yaptığını ve çok severek içtiklerini belirten ve beni çok sevindiren Fatma Hanım , gelecek misafirleri için kış aylarında içilebilecek bir tarif istemişti. Denemeye fırsatım olmadı ama Portakal Ağacı'nda mutlaka vardır dedim. Yanılmamışım Hatice bir sürü tarif denemiş ve eklemiş, o yüzden Fatma Hanım ' a aşağıdaki linklerdeki tarifleri önermek istedim. Ben de en kısa zamanda deneyeceğim, afiyet olsun..
http://www.portakalagaci.com/oburcuk/2004/07/gazpacho.html
http://www.portakalagaci.com/oburcuk/2003/09/elma_ve_nane_ay.html
http://www.portakalagaci.com/oburcuk/2004/07/gazpacho.html
http://www.portakalagaci.com/oburcuk/2003/09/elma_ve_nane_ay.html
Şubat 08, 2007
FINDIKLI FISTIKLI ÇİKOLATALI KEK
Şubat 05, 2007
BADEM BÖREK
Ben de ilk duyduğumda "eee bademler nerde?" demiştim:) Bademli börek diye algılanabiliyor, yani öyle zannettiyseniz dert etmeyin. Mayalı hamurdan yapılan böreğe şekli gereği bu isim verilmiş, puf puf yumuşacık poğaça tarzı bir börek. mutlaka sıcakken tüketin..
Bu tarif de sevgili hocamız Ayşe Tüter e ait, kursta hep birlikte yaptıklarımızdan sadece biri. Bunu sık sık tekrarlamamın sebebi, kursta yaptıklarımızın sadece benim tarafından yapılmadığını vurgulamak. Emeği geçen 10-15 kişi var,ne iki de bir kurs kurs deyip duruyor demeyesiniz:)
Malzemeler
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvıyağ
1/2 su bardağı ılık süt
1/2 su bardağı ılık su
2 adet yumurta
1 çorba kaşığı dolusu yaş maya
1 çorba kaşığı toz şeker
1,5 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un
200 gr margarin (eritilmiş soğutulmuş)
Yarım kalıp beyaz peynir
1/2 demet maydanoz
1 kapta peyniri, ince kıyılmış maydanoz ve 1 yumurta akını iyice karıştırın
Yaş mayayı su ve süt ile karışımda eritin, 1 çorba kaşığı şekeri ilave edip 10 dakika bekletin
Hamur yoğurma kabına biraz un koyun ( ortasını havuz şeklinde açın) üzerine yoğurt, sıvıyağ, yumurta ve un ilave ederek yumuşak bir hamur yapın, tuzunu ilave edin
Hazırladığınız hamuru 4 bezeye ayırıp 10 dakika dinlendirin
Her bezeyi servis tabağı büyüklüğünde açıp aralarına eritilmiş soğutulmuş yağı sürerek üstüste koyun
Üst üste koyduğunuz servis tabağı büyüklüğündeki yufkaları rulo yapın ve üzerini örterek buzdolabında 1 saat bekletin
Üst üste koyduğunuz servis tabağı büyüklüğündeki yufkaları rulo yapın ve üzerini örterek buzdolabında 1 saat bekletin

Rulodan verev şekilde 1 parmak kalınlığında parçalar kesin

Kesilen parçaları çay bardağı büyüklüğünde açın
Açılan tarafını ters çevirerek peynirli malzemeden hamurun ortasına koyun ve kapatın
Elinizle hafif yuvarlayarak badem seklini verin

Üzerine biraz sıvıyağ ve yumurta sarısı sürerek önceden ısıtılmış ( 200 C) fırında pişirin
Afiyet olsun
Ocak 31, 2007
Humus Yatağında Kayısılı Et
Humus Malzemeleri
2 su bardağı nohut
1 limon suyu
1/2 su bardağı tahin
1 çorba kaşığı toz şeker
Bir tutam tuz
2 çorba kaşığı dolusu zeytinyağı
Et Yemeğinin Malzemeleri
500 gr kuşbaşı et
500 gr ekşi kayısı
1 ufak kabuk tarçın
5 det tane karabiber
2 adet kesme şeker
1 çorba kaşığı sirke
2 yemek kaşığı tereyağ
500 gr arpacık soğan
Nohutlar haşlanır
Kabukları soyulur ve rondodan geçirilir
İçine limon suyu, tahin, toz şeker , tuz eklenir
Püre kıvamına gelene kadar karıştırılır
Bir tencerede 2 yemek kaşığı yağ eritilip, kızdırılır
Etler tencereye ilave edilir, rengi dönünceye kadar pişirilir
Şeker, sirke, tuz, karanfil, tarçın, tane karabiber ilave edilir
Tencerenin kapağı kapatılıp kendi suyuyla 10 dakika pişirilir
Arpacık soğanlar, iyi yıkanmış, 1 saat suda bekletilmiş kayısılar tencereye ilave edilir
Suyu az ise 1 su bardağı kadar sıcak su ilave edilerek etler yumuşayıncaya kadar kısık ateşte pişirilir
Hazırlanan servis tabağına alınır, ortası havuz şeklinde açılır ve et yemeği bu boşluğa yerleştirilir
Üzeri arzuya göre süslenip sıcak servis yapılır
Afiyet olsun
Not: Kayısı yerine erik de kullanılabildiğini söyledi hocamız Ayşe Hanım.
SOBE!
Ne ola ki bu “mimleme, sobeleme, ebeleme..” derdim ilk duyduğum zamanlar. Biraz daha işin içine girince de öğrendim tabi. hatta sobelendim bile, Lama beni sobelemiş, sağolsun:)
Nerden başlasam ?
Blog sahibi kimdir sorusunun cevabına yazdığım, sonra bir eklediğim bir çıkardığım tanıtıcı yazıyı okuyanlar bilir, kısa biriyim efendim. Pantolon satın aldığında, pantalonun büyük bir kısmını “paça boyu ayarlama” adı altında kestirip atanlardan:) Kilom normal sayılır yani beden kütle endiksine göre normal çıkıyor ama bence 1 kilo fazla:)
Ben hep gazeteci olmak istedim, spiker, muhabir, gazeteci herhangi biri işte.. Ntv radyo ilk yayına başladığında haberleri eş zamanlı vermeye başlamıştı tv ile birlikte, işte ben de o zaman başlardım aynanın karşısında ,kulaklıktan dinler elimdeki kalemden mikrofonaJ aktarırdım duyduklarımı, her akşam saat sekizde..
Ama baktım fen derslerim sosyalden daha iyi, hiç mi hiç şirin gelmeyen tarih ,coğrafya yerine fen bilimlerini seçtim. Hal böyle olunca da eğitimi basın yayın üzerine almak hayal oldu.Neyse ki başka bir seçeneğim daha vardı hem de gazetecilik kadar kuvvetli, ahh ahhh ilk kazandığım zaman kime bölümün adını söylesem “hımm, olsun..olsun kızım kısmet , yaaaaaa tutmuyor muydu işletme falan” diyorlardı.. biraz sinirim bozuluyordu ama çok da gülüyordumJ çok uzattım hayat hikayemi , gelelim sadede, işte ben o tutturduğum mesleğin eğitimini almak için daha önce hiç gitmediğim hatta ilk gittiğimde, “bu kadar uzak olduğunu bilmiyordum ya..” dediğim bir şehre gittim.İyi ki de gitmişim..
Şimdi ailemle birlikteyim, sevdiğim o işi yapıyorum, kimisi işimle bağlantılı olduğunu zannetse de mutfağı çok ama çok seviyorum. Ben her şeyi biraz sevdim aslında, babam hep “bu hevesin de geçer” derdi, ne zaman yeni bir şeylerle uğraştığımı görse..
Ama şu kurabiye hevesim hiç geçmedi:) sonra pastalarla tanıştım, insan yemeyi seviyorsa vazgeçemiyor pişirmekten sanırım. (Çok vaktim yok ama yapabildiğim kadarını yapabiliyorum şimdilik)
Yenilebilecek ne varsa yeryüzünde yerim:) tadına bakmam lazım derim:) Abur cubura bayılırım- ne olduklarını çok iyi bildiğim halde- hiç vazgeçemedim.
Çok çok uzun bir yazı oldu gerisi başka sobelemeye diyelim..
Ve sürekli takip ettiğim, sobelenmediğini fark ettiğim( umarım oyledir) Mine ( Tea time) yi sobeliyorum ben de.. sobee!
Nerden başlasam ?
Blog sahibi kimdir sorusunun cevabına yazdığım, sonra bir eklediğim bir çıkardığım tanıtıcı yazıyı okuyanlar bilir, kısa biriyim efendim. Pantolon satın aldığında, pantalonun büyük bir kısmını “paça boyu ayarlama” adı altında kestirip atanlardan:) Kilom normal sayılır yani beden kütle endiksine göre normal çıkıyor ama bence 1 kilo fazla:)
Ben hep gazeteci olmak istedim, spiker, muhabir, gazeteci herhangi biri işte.. Ntv radyo ilk yayına başladığında haberleri eş zamanlı vermeye başlamıştı tv ile birlikte, işte ben de o zaman başlardım aynanın karşısında ,kulaklıktan dinler elimdeki kalemden mikrofonaJ aktarırdım duyduklarımı, her akşam saat sekizde..
Ama baktım fen derslerim sosyalden daha iyi, hiç mi hiç şirin gelmeyen tarih ,coğrafya yerine fen bilimlerini seçtim. Hal böyle olunca da eğitimi basın yayın üzerine almak hayal oldu.Neyse ki başka bir seçeneğim daha vardı hem de gazetecilik kadar kuvvetli, ahh ahhh ilk kazandığım zaman kime bölümün adını söylesem “hımm, olsun..olsun kızım kısmet , yaaaaaa tutmuyor muydu işletme falan” diyorlardı.. biraz sinirim bozuluyordu ama çok da gülüyordumJ çok uzattım hayat hikayemi , gelelim sadede, işte ben o tutturduğum mesleğin eğitimini almak için daha önce hiç gitmediğim hatta ilk gittiğimde, “bu kadar uzak olduğunu bilmiyordum ya..” dediğim bir şehre gittim.İyi ki de gitmişim..
Şimdi ailemle birlikteyim, sevdiğim o işi yapıyorum, kimisi işimle bağlantılı olduğunu zannetse de mutfağı çok ama çok seviyorum. Ben her şeyi biraz sevdim aslında, babam hep “bu hevesin de geçer” derdi, ne zaman yeni bir şeylerle uğraştığımı görse..
Ama şu kurabiye hevesim hiç geçmedi:) sonra pastalarla tanıştım, insan yemeyi seviyorsa vazgeçemiyor pişirmekten sanırım. (Çok vaktim yok ama yapabildiğim kadarını yapabiliyorum şimdilik)
Yenilebilecek ne varsa yeryüzünde yerim:) tadına bakmam lazım derim:) Abur cubura bayılırım- ne olduklarını çok iyi bildiğim halde- hiç vazgeçemedim.
Çok çok uzun bir yazı oldu gerisi başka sobelemeye diyelim..
Ve sürekli takip ettiğim, sobelenmediğini fark ettiğim( umarım oyledir) Mine ( Tea time) yi sobeliyorum ben de.. sobee!
Ocak 29, 2007
KURSTA BU HAFTA

Yemek kursumuz 2 hafta yok, yani tatile girdik biz de:) 2 hafta boyunca pazarları erken kalkmayacağımıza sevinmedik değil ama insan sevdiği bir şeyi yaparken inanın hiç zorlanmıyor. yaptıklarımızın fotoğraflarını ekliyorum, yakında tariflerini de ekliyeceğim. iyi seyirler.
1. Badem Börek
2. Aşure
3. Humus Yatağında Kayısılı Et
4. Dilan
Ocak 21, 2007
GÜLLÜ
Katıldığım yemek kursunda bu hafta yaptıklarımız arasında "Güllü" de vardi hem tadını hem de görünüşünü çok sevdiğim için ilk önce onun tarifini vermek istiyorum. Tarif sevgili hocamız Ayşe Tüter' e ait.
Malzemeler
1 paket oda sıcaklığında margarin
1/2 çay bardağı zeytinyağ
1/2 çay bardağı zeytinyağ
1/2 çay bardağı yoğurt
1 yumurta
1 çorba kaşığı toz şeker
1 çorba kaşığı dolusu salça
1 çay kaşığı toz kırmızı biber
1 paket kabartma tozu
1 paket kabartma tozu
1 çorba kaşığı sirke
İç Malzemesi
250 gr beyaz peynir
1 çorba kaşığı çörek otu
Yapılışı:
Margarin, zeytinyağı, yoğurt, 1 yumurta sarısı, şeker, salça ve toz biberi krem haline gelene kadar karıştırın
Kabartma tozu ve sirkeyi ilave edin
Unu yavaş yavaş ilav ederek ele yapışmayan bir hamur elde edin
Hazırlağınız hamuru 15 dakika dinlendirin
Hamuru 2 ye bölün
Her iki parçayı da merdane ile açın ( bir servis tabağı büyüklüğünde)
Çay bardağı ile hamurdan daireler kesin
Parçaları üçerli üçerli kullanacağımız için toplam kestiğiniz parça sayısının üçün katları olmasına dikkat ederseniz hamurunuz artmamış olur
3 parçayı yanyana aynı zamanda uçları birbirlerinin üstüne gelecek şekilde yerleştirin ( yumurta akı kullanarak uçların üstüste durmasını sağlayın) ( şekil olarak olimpiyat halkalarına benzeyecekler)
İç malzemeyi çörek otu ve beyaz peyniri karıştırarak hazırlayın
Yanyana koyduğunuz 3 parçadan ortadakinin içine beyaz peynirli harçtan koyun
Bir uçtan başlayarak rulo yapın ve bıçakla ortadan keserek, iki adet güllü elde edin.
Önceden ısıtılmış 180 C fırında 25 dakika pişirin
Ortalarını kalan peynirlerle süsleyerek servis yapabiliriniz
Afiyet olsun..
Ocak 19, 2007
AÇMA
Tarif Emine Beder' e ait, yapılışı ve lezzeti ise Hülya Abla'ya:)
Malzemeler
1 su bardağı ılık su
1 adet yumurta
1 çorba kaşığı tozşeker
1 adet yumurta
1 çorba kaşığı tozşeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket instant maya
1 su bardağı yoğurt
1 paket instant maya
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvıyağ
çörek otu
2 çorba kaşığı margarin
Alabildiği kadar un ( yaklaşık 500-600 gr)
Yapılışı:
Un yoğurulacak kaba elenip ortası havuz gibi açılır.
şeker,tuz,sıvıyağ,yoğurt ve yumurta akı unun ortasına koyulur
1 su bardağı ılık suda eritilmiş maya ilave edilir
Hamur yoğrulur
Un yoğurulacak kaba elenip ortası havuz gibi açılır.
şeker,tuz,sıvıyağ,yoğurt ve yumurta akı unun ortasına koyulur
1 su bardağı ılık suda eritilmiş maya ilave edilir
Hamur yoğrulur
Küçük parçalar koparılıp elde yuvarlanır
Avuç içinde el büyüklüğünde açılıp içine bir miktar margarin koyulur
Yağ dışarı taşmayacak şekilde yuvarlanıp
Açma şekli yada düğüm atar gibi şekil verilir
Hafif yağlanmış tepsiye dizilip üzerine yumurta sarısı ve çörek otuyla süslenip önceden ısıtılmış fırında pişirilir
Avuç içinde el büyüklüğünde açılıp içine bir miktar margarin koyulur
Yağ dışarı taşmayacak şekilde yuvarlanıp
Açma şekli yada düğüm atar gibi şekil verilir
Hafif yağlanmış tepsiye dizilip üzerine yumurta sarısı ve çörek otuyla süslenip önceden ısıtılmış fırında pişirilir
NOT:içine ne kadar sevgi koyarsanız açmalar o kadar güzel olur
Ocak 16, 2007
YENGE LEZZETLERİ
İş yerimin yakınlığından dolayı sık sık ziyaret etme ( hatta rahatsız etme:)) fırsatı bulduğum dayımlara her gittiğimde tıka basa yiyorum, nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde ağzımda sürekli bir şeyler oluyor.. televizyonun önündeki o sehpanın üstü hiç boş kalmıyor ki şekerim! Hülya Abla'nın yaptıklarını fotoğraflayabilme durumum makinem yanımda olmadığı için mümkün olmamıştı ama en son gittiğimde gördüklerinizi fotoğraflayabildim sonunda.. iyi seyirler, tarifler yarın..
sonraki gün: karalahana diblesi
Ocak 14, 2007
ZEBRA KEK
Malzemeler
2 su bardağı su
1 su bardağı sıvıyağ
2 su bardağı toz şeker
5 su bardağı un
1 pekt vanilya
1 paket kabartma tozu
3 çorba kaşığı kakao
Yumurta ve şekeri mikserle iyice çırpın
Yağı ve suyu ilave edip çırmaya devam edin
Unu, kabartma tozunu, vanilyayı eleyerek ekleyin ve karıştırın
Karışımın yarısını ayrın
Kalan yarısına kakaoyu ilave edip karıştırın
30 cmlik bir kek kalıbını yağlayın
1 fincan sade karışımı tepsinin tam ortasına boşaltın
Sade karışımın üstüne yine tepsinin tam ortasına gelecek şekilde 1 fincan kakaolu karışımı boşaltın ( içiçe sade ve kakaolu dariler elde edeceksiniz)
Karışımlar bitene kadar işlemi tekrarlayın
Keki 175 C de 40-45 dakika pişirin
Alternatif Tarif
4 adet yumurta
7 kahve fincanı toz şeker
3 kahve fincanı sıvıyağ
4 kahve fincanı soda
1 paket kabartma tozu
9 kahve fincanı un
1 çorba kaşığı kakao
1 paket vanilya
Aralık 25, 2006
MOZAİK PASTANIN BÖYLESİ
Farketmissinizdir belki blogda yayınlanan tarifler arasında Eda'nınkilerin sayısı gittikçe artmakta.. Fotoğraftaki pasta Eda'nın mozaik pastaya getirdiği değişik bir yorum.. biz çok beğendik, değişik bir şeyler yapmak isteyenler denesin derim efendim, afiyetler olsun..Malzemeler
2 paket petibör bisküvi
50 gr margarin
1 çorba kaşığı kakao
1 su bardağı süt
1 limon kabuğu rendesi
Üzeri İçin:
1 su bardağı krem şanti
1 paket krem şanti
Meyve
1 su bardağı süte 1 paket kremşantiyi ekleyin ve çırpın.Hazırladığınız kremşantiyi buzdolabına kaldırın
Bisküvileri ufak ufak kırın
Margarini küçük bir tencereye alın ve eritin
Margarin erittikten sonra kakaoyu ekleyin ve biraz karıştırın
Sütü ilave edip karıştırarak sosu pişirin
Sosu, sıcakken kırdığınız bisküvilerin üzerine dökün ve iyice karıştırın
Yuvarlak derince bir kabın içine folyo yerleştirin ve üzerine karışımı dökerek buzdolabına kaldırın
En az 4-5 saat buzdolabında beklettikten sonra kalıbı ters çevirerek çıkartın ve folyoyu üzerinden alın
Hazırladığınız kremşantiyi pastanızın üzerine yayın ve üzerini bol meyveyle süsleyin
Aralık 18, 2006
KUP PASTA
Geçen hafta İpek için doğum günü pastasını hazırlarken pandispanyanın üzerini düzeltmek için üst kısmını traşlamıştım. Çıkan parçaları da bir poşete koyup buzdolabına kaldırmıştım.
Bugün eve geldiğimde Eda pasta isteyince aklıma o parçalar geldi. Hemen krem şanti hazırladım , bir de kakaolu krema. Kuplara pandispanya parçalarını yerleştirdim araya kremşanti,kakaolu krema ve muz koydum ve buzdolabına kaldırdım . Üzerlerini çekilmiş fıstık ve fındıkla süsledim. Nefis oldu.. çok çok kolay..
Herhangi bir kekten kalan parçalar, kırıntılar ne varsa saklayın mutlaka, bir paket krem şanti ve biraz meyveyle porsiyon pastalar yapabilirsiniz.
Afiyet olsun
Kakaolu Kremanın Tarifi:
2.5 su bardağı süt
3 çorba kaşığı kakao
3 çorba kaşığı dolusu un
1 su bardağı toz şeker
75 gr margarin
Yapılışı:
Kakao, un, ve toz şekeri bir kapta iyice karıştırın
Sütü bir tencereye alın ve üzerine toz karışımı ilave edin, karıştırarak koyulaşıncaya kadar pişirin
Ateşte alıp yağı ilave ederek mikserle 5 dk çırpın
Karıştırarak soğutun.
Kakaolu Kremanın tarifi Sayın Ayşe Tüter’ e ait.
Bugün eve geldiğimde Eda pasta isteyince aklıma o parçalar geldi. Hemen krem şanti hazırladım , bir de kakaolu krema. Kuplara pandispanya parçalarını yerleştirdim araya kremşanti,kakaolu krema ve muz koydum ve buzdolabına kaldırdım . Üzerlerini çekilmiş fıstık ve fındıkla süsledim. Nefis oldu.. çok çok kolay..
Herhangi bir kekten kalan parçalar, kırıntılar ne varsa saklayın mutlaka, bir paket krem şanti ve biraz meyveyle porsiyon pastalar yapabilirsiniz.
Afiyet olsun
Kakaolu Kremanın Tarifi:
2.5 su bardağı süt
3 çorba kaşığı kakao
3 çorba kaşığı dolusu un
1 su bardağı toz şeker
75 gr margarin
Yapılışı:
Kakao, un, ve toz şekeri bir kapta iyice karıştırın
Sütü bir tencereye alın ve üzerine toz karışımı ilave edin, karıştırarak koyulaşıncaya kadar pişirin
Ateşte alıp yağı ilave ederek mikserle 5 dk çırpın
Karıştırarak soğutun.
Kakaolu Kremanın tarifi Sayın Ayşe Tüter’ e ait.
Aralık 17, 2006
İPEK' İN DOĞUM GÜNÜ PASTASI
İpecük, İpeki, Alçak, İpek Ezgi hatta bazen sadece Ezgi.. Küçük kız kardeşim İpek' i herkes farklı şekillerde çağırıyormuş yıllardır geçen gün düşününce farkettim. " Evin en alçağı!" olduğu için ( boyca tabii ki) "alçak" derdik ona, taki boyu ailedeki herkesi geçene kadar.. eee zaman geçti İpek 18 yaşına girdi.. Şehir dışında okuduğu için eve geldiği hafta erken de olsa doğum günü için ona Eda ile bir pasta yaptık. Pandispanyaları Eda yaptı ,krema ve süslemeyi ben yaptım ama pasta kesilmeden fotoğrafını güzelce çekmeye fırsatım olmadığı için geriye kalan en sağlam dilimin ve aceleyle çekilmiş bütün pastanın fotoğrafıyla idare etmek zorunda kaldım.
Pasta yapımında pastacı burcu birinci kaynak. Zaten Burcu nun verdiği moralle bir pasta yapamamanız imkansız. Biz de görünüşünde eksiklikler olsa da tadı güzel bir pasta yaptık. Pasta 4 katlı, 2 ayrı pandispanya hazırladık. Üzerine süslemek için ahududu sosu, ahududu muz ve kivi kullandık.
Pandispanya tarifinin ilki pastacı burcu dan. Pastanın içinin hazırlanışını ve çok daha fazlasını pastacı burcu nun sayfasında bulabilirsiniz.
Diğer pandispanyayı annemin tarifi ile yaptık.
Pandispanya Malzemeleri:
4 yumurta
4 kahve fincanı toz şeker
4 kahve fincanı un
yarım paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı kakao
Yapılışı:
Yumurta ve şekeri rengi beyazlaşana kadar mikser ile çırpıyoruz.
Üzerine 3-4 kez elediğimiz unu, kabartma tozonu ve kakaoyu ilave ediyoruz.
Altına yağlı kağıt yerleştirdiğimiz 26 cm lik kalıba karışımı döküp.
Önceden 175 C ye ayarlanmış fırında 20-25 dakika pişiriyoruz.
Önceden 175 C ye ayarlanmış fırında 20-25 dakika pişiriyoruz.
Ahududu Sosu:
Dondurma ve kurabiyeler için aldığım hazır ahududu sosunu krema ile karıştırarak ocakta bir süre kaynatmadan pişirdim, karıştırarak soğutup kullandım.
Süsleme o an size kalmış bir şey elbette. Ben ahududu sosunu pastanın kenarlarına sıkarak akmasını sağladım daha sonra pastanın etrafına kalan krem şantiyi sıkma torbasına koyarak orta boy bir uçla 12 tane şekil sıktım ve üzerlerine birer tane ahududu koydum. Pastanın ortasına ise 2 muzu boyuna yatay keserek karşılıklı yerleştirdim ve arada kalan boşluğa kivi dilimleri koydum. Hem muzun kararmaması için hem de meyvelerin parlak görünmeleri için üzerlerine jöle sürdüm.
Annem de milföy hamurundan minik peynirli börekler hazırlamıştı çoktan.
Artık sadece İyi ki doğdun İpeeeeeeeek! demek kalmıştı..
Nice yıllara İpeki!
Aralık 09, 2006
Aralık 05, 2006
PROFİTEROL/ EKLER
Ekler de profiterol de ailecek bol miktarda tükettiğimiz tatlılar. Hal böyle olunca "kendi eklerini kendin yap" kampanyası kapsamında epeydir tariflere bakıyordum. Yıllar önceki denememin hayal kırıklığı hala geçmediği için uzun sürdü yeni bir deneme yapmak ama Seda nın sayfasındaki ekler tarifi hiç üzmüyor insanı emin olun.. Kremasından hamuruna kadar harika bir tarif vermiş Seda. Tarifi buradan bulabilirsiniz. Ben hamura kaşıkla şekil verdim ( tatlı kaşığı kullandım) . O yüzden profiterol görünümlü oldu benim ekler :) Üzerinedeki sos için de; çikolata, biraz tereyağı ve süt kullandım, kıvamı istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz elbette.
Hepinize kolay gelsin, afiyet olsun..
Aralık 03, 2006
Kasım 20, 2006
GEZİ NOTLARI-2 (HARRAN-ADIYAMAN-NEMRUT)


Çok sıcak; bir o kadar da güzel Harran...
Urfa’dan Harran’a doğru yola çıkıyoruz. Harran’a ulaştığımızda ilk gezdiğimiz yer kale kalıntıları oluyor. Buradan Harran’ı seyrediyoruz. Bir yanda uçsuz bucaksız görünen yemyeşil pamuk tarlalarına diğer taraftan da kurak ve toprak rengi Harran evlerine bakıyoruz. Daha sonra, kurulan ilk üniversite olan Harran Üniversitesi’nin kalıntılarını geziyoruz ve bu üniversitede birçok ünlü filozof yetiştiğini öğreniyoruz. Konik kubbeli tipik bir Harran evinde karnımızı doyuruyoruz ve dinleniyoruz.

Harran’dan sonra Şuayip Şehri’ne gidiyoruz. Taş kalıntılar arasında dolaşıyoruz ve küçük kapılardan geçerek yerin altında bulunan taş odaları geziyoruz. Sonra da en tepeye çıkıp Urfa’ya ve Şuayip Şehri’ne bir de burdan bakıyoruz. Aklımızda buralara bir daha gelebilir miyiz sorusuyla etrafa iyice bakıyoruz olabildiğince çok şey hatırlayabilmek için.


Adıyaman-Pirin (Perre) Kaya Mezarları
Nemrut’a çıkmadan önce gezdiğimiz yerlerden biri. Burada kayalara oyulmuş bir sürü mezar vardı. Büyük bir alana yayılmış olan bu yapılar çok büyüleyici görünüyordu.

Adıyaman-Cendere Köprüsü
Köprünün güzelliği bir yana gökyüzünün maviliğine de bayıldım.

Nemrut’a çıkarken...

Arabayla yolun çoğunu geldikten sonra yürüyerek Nemrut Dağı’nın tepesine güneş batmadan önce ulaştık. Güneşin batışını izledikten sonra tekrar aşağıya inip biraz dinlendik. Hava soğumuştu. Kat kat giyindik. Sonra da oturup ekmek, peynir, salatalık ve domatesten oluşan yemeğimizi yedik. Hiç unutamayacağım bir yemek oldu; çünkü uçsuz bucaksız ve sadece yıldızlarla aydınlanan gökyüzünün altında yedim yemeğimi. Nasıl anlatılır ki? Öyle güzel gece olmaz yani, pırıl pırıl. Sonra arabada kıvrılıp uyuduk. Güneş doğmadan uyanıp tekrar tırmandık. Bu sefer güneşin batışını izleyecektik. Kendimize bir yer bulup beklemeye başladık. Güneş doğmadan önce çok soğuk oldu hava. Güneş doğdu ve içimiz ısındı, sıcaktı hava artık. Güneş yükselince gökyüzü de öyle masmavi oldu ki en sevdiğim renk gökyüzü mavisi oldu görünce. Ayrılmadan önce bir sürü fotoğraf çektik. Bu fotoğraflar onlardan birkaçı. Fotoğraflardan birinde Nemrut’un tepesindeki 50 metre yüksekliğindeki tümülüs şahane görünüyor.
Not: Ayşe gezi boyunca bir sürü fotoğraf çekti.Bu fotoğraflardan bazıları da onun. Sağol!
GEZİ NOTLARI-1 URFA
Uzun süredir eda nın güneydoğu anadolu bölgesine yaptığı gezinin fotoğraflarını bloga eklemek istiyordum. Geçen hafta boyunca eda ya yeterli baskıda bulunmuş olacağım ki baktım ilk yazı yazılmış, fotoğraflar seçilmiş masa üstünde bir dosyada beni bekliyor.. eda ya bu kısa ama öz yazı için tekrar teşekkür ediyoruz ve bir sonraki fotoğrafları ve notlarını sabırsızlıkla bekliyoruz..:)

1
Burası Urfa’nın dar ve eski sokaklarından biri. Dolaşırken insanın kendini yüzyıllar öncesindeymiş gibi hissettiği bu sokakların kiminde küçük dükkanlar kiminde de eski taş evler var.

2
Balıklı Göl...Umduğumdan daha güzel, duyduğumdan daha büyük ve büyüleyici... Orada tanıştığımız ve Urfa gezimiz boyunca bize rehberlik eden Ömer’den ingilizce ve türkçe dinlediğimiz hikayesine göre “Hz.İbrahim (a.s) Nemrut’la mücadele etmiş, onun ve halkının taptıkları putları kırıp parçalamış. Bunun üzerine Nemrut onu cezalandırmak için ateşe atmış. Allah(c.c) tarafından ateşe “Ey ateş İbrahim üzerine serin ve selamet ol” emri verilince rivayete göre ateş su, odunlar da balık olmuş. Hz. İbrahim(a.s) ise bir gül bahçesine düşmüş.”

3
Urfa’nın meşhur kebabı. Bakırcılar Çarşısı’ndan aldığımız tavsiyelerle gittiğimiz küçük kebapçıda yediğimiz enfes yemek... Kebap, ızgara isot ve domatesle servis ediliyor. Yanında da bakır bardakta bol köpüklü ayran içiliyor.

1
Burası Urfa’nın dar ve eski sokaklarından biri. Dolaşırken insanın kendini yüzyıllar öncesindeymiş gibi hissettiği bu sokakların kiminde küçük dükkanlar kiminde de eski taş evler var.

2
Balıklı Göl...Umduğumdan daha güzel, duyduğumdan daha büyük ve büyüleyici... Orada tanıştığımız ve Urfa gezimiz boyunca bize rehberlik eden Ömer’den ingilizce ve türkçe dinlediğimiz hikayesine göre “Hz.İbrahim (a.s) Nemrut’la mücadele etmiş, onun ve halkının taptıkları putları kırıp parçalamış. Bunun üzerine Nemrut onu cezalandırmak için ateşe atmış. Allah(c.c) tarafından ateşe “Ey ateş İbrahim üzerine serin ve selamet ol” emri verilince rivayete göre ateş su, odunlar da balık olmuş. Hz. İbrahim(a.s) ise bir gül bahçesine düşmüş.”

3
Urfa’nın meşhur kebabı. Bakırcılar Çarşısı’ndan aldığımız tavsiyelerle gittiğimiz küçük kebapçıda yediğimiz enfes yemek... Kebap, ızgara isot ve domatesle servis ediliyor. Yanında da bakır bardakta bol köpüklü ayran içiliyor.
Kasım 13, 2006
Yenilendik..


Benim yeni haberim oluyor tabi daha betablogger dan.. o kadar uzun zaman yazıp çizmezsem böyle olur işte.. Evet gördüğünüz üzere blogumuzun şekliyle şemaliyle çok çok uğraştım..epeyce bir değiştirdim görüntüsünü (desem de inanmayın). Yeni beta blogger o kadar rahat ki benim gibi arka planı bile değiştirmek için günlerce uğraşan biri için şimdi resim ,ikon eklemek o kadar kolay o kadar kolay ki... Yani beta blogger ın bana sunduğu imkanlar dışında hala bir yerlere bir şeyler ekleyebiliyor değilim ama ben hala öğreneceğim bu işi diyorum. Biliyorum öyle durduk yerde öğrenilmez hiçbir şey, okumadım araştırmadım zannetmeyin ama, "hah tam anladım" diyorum, ama bir yerlerde kopuyor sonra bırakıyorum denemeyi.. yazıyı okuduktan sonra, "sanki robot yapıyor " derseniz , bozuşuruz ona göre..:)
Bilgisayarın başına geçmekte geç kaldığım ve gerçekten boynum tutulduğu için sadece eda nın güneydoğu gezisinden fotoğrafları ekyeceğim, önümüzdeki günlerde de ayrıntılı yazılar gelecek..
görüşmek üzere..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




