Aralık 01, 2016

şöyle bir şey..

hani böyle dirseğini bir yere çarparsın da bütün koluna öyle bir acı girer gözünden yaş gelir , hani tam çok lezzetli bir yemek yerken dilini koparırcasına ısırırsın o masayı örtüsünden çekip yere yıkasın gelir, hani bir dosyada çalışırsın çalışırsın da telefon çalar konuşurken kapatırsın dosyayı sorar " değişiklikleri kaydedeyim mi " diye de dalgınlıkla hayır a basarsın ; bilgisayarı kırıp telefonda konuştuğun kişiyi vurasın gelir , hani zaten vaktin yoktur misafir kapıyı ha çaldı ha çalacaktır da raftan o bardağı alırken nasıl olduğunu bilmeden düşürüverirsin; bütün rafı indirip kırasın gelir , hani çok geç kalmış sındır da "ah tam ucu ucuna yetişirim " deyip kapıdan çıkarken çocuğun "kakam geldi " der de ;oracığa yıkılasın gelir , hani bütün gün evde pineklersin de sonunda ay bir duş alıp çıkayım dersin , musluktan gelen " tısss" sesini duyarsın da ; belediye başkanını sevesin gelir ..
 işte öyle bir şey..



Memleket

memleketin ilçelerini televizyondaki son dakika haberlerinden öğrenmek..


Kasım 06, 2016

alın size bir saptama ya da bir saplama..






Balkon güzel şeydi eskiden. Şimdiki sitelerin "nefeslik" benzeri penceresiz boşlukları gibi değil de rengarenk kilimlerin serildiği "küpe" çiçeklerinin aşağıya sarktığı balkonlardı. "Müsaitseniz annemler size gelecek çaya bu akşam Halime teyzeeeeee" diye haber verdiğiniz mevsim yazsa mutlaka balkonda oturulurdu. Öyle kocaman olmasına gerek de yoktu balkonun "bir bahçe mobilya takımı " sığmak zorunda değildi. Yerdeki kilimin üzerine atılmış minderlerin veya iki tabure ile pencerenin pervazının hiç de eksik kalır yanı olmuyordu çay bardağını koyup iki kelam etmek için. Şimdi , 25 sene sonra şimdi..kimi balkonların kapısı hiç açılmıyor bile.. Balkonu var mi diye bakmadan ev alıyorlar insanlar ebeveyn banyosu balkondan daha önemliymiş gibi.
Ama baktım bazı balkonlar çok güzel.. çiçekler var balkonlarda her mevsim açanlardan , sardunyalar var o balkonlarda.. sonra bir de baktım hep sigara içenlerin balkonları daha güzel..
İçmeseler daha iyi ama içenlerin balkonları bakıverin hep bi daha güzel..










Ekim 31, 2016

balık kokusuna karışmış mandalina kokusu

Çocukluğunuz semt pazarı kurulan bir yerlerde geçtiyse kış aylarında pazar kurulan o günlerde siz okuldan eve yaklaşırken daha balık kokuları gelmeye başlar burnunuza. İki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda dairesi olan apartmanlarda oturuyorsanız da muhtemelen binanız ya en az 20 yıllıktır ya da yeni yapılan çok çok lüx 2-3 daireli apartmanlardan birinde oturuyorsunuzdur. Benim evim ilk seçenektekinden.. Bugün işten eve dönerken tam apartmanın o ağır demir kapısını açtığımda burnuma gelen o balık kokuları ( evet bugün semt pazarı vardı ) 20 yıl önceki yarısı acık kahve yarısı koyu kahverengi boyalı duvarları , döne döne çıkılan merdivenleri hatırlattı.. Sonra düşündüm ben böyle ne yemek yapıldığını kokulardan anladığım, 1. katta mutlaka "Sabri Bey" in oturduğu , kapının önünde mutlaka en az 1 çift terlik duran apartmanları seviyorum sanırım..

Sonra eve geldim.. balık günü.. 
Sonra.. 
Sonra soyulmuş mandalina, elma.. kış geldi.. 
Balık kokusuna karışmış mandalina kokusu...



Eylül 11, 2016

çok konuşmak ya da çok konuşmamak işte bütün mesele bu..




merhaba kimin okuduğunu bilmediğim günlük ..

Çok konuşan tanıdığın var mı ? benim var.. aa belki sen de tanıyorsundur.. :) 
Yani benim çok konuşmak dediğim şöyle bir şey ;

* yeni aldığı telefon kılıfını anlatabilmek için ;

- aa bak yeni kılıf aldım demek yerine 
- o telefon kılıfının alınma anından tam 2 ay öncesine giderek anlatıma ordan başlamak.. hatta arada başka konuları da açığa kavuşturmak için devasa parantezler açmak.. 

uuuuwww. şimdi google a yazdım da bak ne cıktı , korktum birden .. 

Çok konuşmak, gelişigüzel konuşmak, her konuda malûmatfüruşluk yaparak konuşmak, aklî ve ruhî dengesizliğe işaret eden bir hastalıktır..

ups.. houston I have a problem..