Aralık 03, 2010
zile aşağıdan bastılar..
Bizimkiler dizisindeki Sabri Bey den farksız kapı komsusu olan coktur. Zira o dizide yasayan karakterlerin çoğu gerçekte de vardır sanırım. En sinir oldugum sey tam dışarıya çıkarken ayakkabılarımı bağlamak icin ayağımı yukarıya dogru cıkan merdivenin 3. basamağına attığım sırada ( komşunun kapısının tam önü oluverir orası ) karşı komşunun zilinin çalması. O komşu da tam kapının önünde bekliyormus gibi siz daha kendi kapınızın onune dogru hamle yapamadan açar kapıyı oylece kapısının onunde kalakalırsınız. Eeee ne var gibi bakar yuzunuze .. Sey ben calmadım aşaadan çaldı dersiniz . Aşaadan çalanın yanlış çalması ya da o çalanın bir turlu yukarıya çıkamaması durumunda komşunun merakıyla birlikte sizin endiseniz de gittikce artar.. " ulan kimse basan cıksa da yanlancıya bağlamasak burda" der durursunuz. İste neyse ben kapıda ayakkabı bağlamayı sevmem bu yuzden..
Kasım 29, 2010
3 yumurta
kek yaptım bugün.. Uyanmasın diye yumurtaları tezgaha bile vurmadan kırmaya çalışarak hem de. Yani tek ayak üstünde zıplayarak gibi.. Yamaç ın gündüz uykuları o kadar kısa ve o kadar hafif ki. Onunla uyumak en iyisi. Aman uyusun da , kek yapmasam da olur..
yarın iş var..
yatmak uyumak lazım..
Kasım 12, 2010
Kacıncı Sorudaydık Biz !
Bizim Herkül normal cocuklar gibi erken uykuya daldıgı zamanlarda miskinlik yaparak tv ye takılıyorum bazen. canlı para yı da o kadar sansasyonel reklamdan sonra merakla izlemeye basladım . Demek gercekten canlı yayın heyacanı baska bir seymis. Aslında ben Engin arkadasımızın kaçıncı soruda oldugunu unutmasını, ekrandan okudugu soruyu aklında baska birsey varmıs gibi aslında anlamadıgını ( hani biri bir sey anlatırken aksam ne pisirsem diye dusunursun ya onun gibi) , acılıp kapanan o kapakcıkların uzerine koyulan paraları sayarken elinin ayagına dolasmasını anlıyorum. Ben de ilk onemli toplantılarımda bir sure sunum yaparken aynı tuhaf hareketleri sergilemistim . Ama bunun bir sonu olmalı diye dusunuyorum. Hem de kameralara bu kadar alısık bir arkadasın bu kadar heyecan yasaması biraz tuhaf. Kamera arkasında bizim gormedigimiz aklını karıstıracak baska bir seyler mi var anlamadım ki..
Bir de muhtemelen orjinalinde oldugu icin ordan burdan sarkıyormus gibi duran, süre basladıgında niye cıglık atıp bağırdıklarını anlamadıgım gereksiz gürültü kaynağı seyircileri anlamıyorum o yarışmada.
Bir de ( bu son ) ben secmedikleri kategorideki soruları cok merak ediyorum. Kategorilerdeki ilginclik hat safhada ! dun ki yarısmayı 2 dk izledim. Kategorilerden biri " zulüm mü işkence mi be oyle bir seydi.. hatırlayamadım da simdi... tuhaf .. ne soracaklardı acaba?
Neyse demek istedigim daha heyecanlı olabilirdi.. Otomatik pilota almıs bir sunucu , ordan burdan cıglık atan seyirciler, ilginc sorular yetmiyor demek ki..
Bir de muhtemelen orjinalinde oldugu icin ordan burdan sarkıyormus gibi duran, süre basladıgında niye cıglık atıp bağırdıklarını anlamadıgım gereksiz gürültü kaynağı seyircileri anlamıyorum o yarışmada.
Bir de ( bu son ) ben secmedikleri kategorideki soruları cok merak ediyorum. Kategorilerdeki ilginclik hat safhada ! dun ki yarısmayı 2 dk izledim. Kategorilerden biri " zulüm mü işkence mi be oyle bir seydi.. hatırlayamadım da simdi... tuhaf .. ne soracaklardı acaba?
Neyse demek istedigim daha heyecanlı olabilirdi.. Otomatik pilota almıs bir sunucu , ordan burdan cıglık atan seyirciler, ilginc sorular yetmiyor demek ki..
Haziran 09, 2010
çarşı pazar dolaşsak..
Soru: Bir ucu kapalı çarşının Beyazıt girisi diger ucu Mısır Carsı olarak bilinen yer
Cevap: ÇARŞI.
Çarşı deyince bir çoklarının aklına Beşiktaş gelebilir. Benim "bu cumartesi çarşıya gidelim mi?"deyince aklıma gelen ilk yer Kapalı Çarşı, Mahmutpaşa,Mısır Çarşısı ve etrafıdır. Her bir kalem ihtiyacınız için bir han dolusu dükkan bulabileceğiniz benim bildiğim tek yer.
Tam da şimdi yaklaşık 3 aydır hiçbir alışveriş ihtiyacı için dışarıya çıkmamış olan ben ( Geçen hafta ilk defa bir markete girince nereye bakacağımı şaşırdım) ÇARŞI da dolaşmayı o kadar istedim ki; sanalına bile razıyım deyip, çarşı da dükkanları olup da web sayfaları olan firmaların sitelerini gezmeye başladım.
Ah oralarda olsak , cebimize parayı koysak çarşıda dolaşsak.. Beyazıt' tan girip , Mısır çarşısından lokumumuzu, çerezimizi, Kuru Kahveciden kahvemizi alıp Eminönü' nden çıksak.. Çantadan gelen kokuları koklaya koklaya otobüsle eve dönsek.
Öyle bir gezesim geldi işte bu aralar..
Haziran 08, 2010
Hiç kimsenin yağmurun bile böyle küçük elleri yoktur...
Nihayet uykuya dalmış "paşa"mın ellerine bakarken mutfağa ne zamandır girmediğimi düşündüm.
Sanırım apar topar hastaneye gittiğimiz Yamaç 'ın aramıza katıldığı günden beri girmedim.
Uykusuz geceler.. Gazdan dolayı olduğuna kendimizi zar zor inandırdığımız uzun ağlama nöbetlerinin ardından yeni yeni bazı seyler düzene giriyor. Dikkatinizi çekerim eskiye dönüyor demiyorum ya da normale.. Çünkü her şey bambaşka bir şeye dönüşmüş durumda. Bambaşka bir düzen bambaşka bir hayat başladı bizim için. Yepyeni bir düzenimiz var artık. Paşa nın düzeni. Koşulsuz itaat bekleyen bir paşa kendisi.. Ondan burada bahsetmemek imkansız benim için artık. Sık sık paşanın maceralarını yazacağım gibi..
Kasım 20, 2009
Hani o bırakıp giderken seni bu öksüz tavrını takmayacaktın..
Süper bir işyeri kahvaltısından sonra enerjik şekilde dağıldık masalarımıza.. "Enerjiklik" bugunun "cuma" olmasından da kaynaklanıyor olabilir tabi :)
yine bir planım yok haftasonu icin. Bilet bulabilirsek aymutla güzide kasabımıza çok da sık gelmeyen sanatsal faaliyetlerden birine katılmayı planlamıştık aslında. Bu akşam bilet bulabilmeyi umuyorum ama bakacağız artık.
"Güzide kasabamızın" İstanbul denilen her nevi etkinliğin gani gani yapılabildiği bir diğer güzide sehrimize sadece 100 km uzakta olduğunu söylememiştim muhtemelen.
"Ay ne giyecekler", " ay ne yiyecekler" diye izlenen, "zenginin malı züürdün çenesini yorarmış" diyen atalarımın diziden sonraki günlerde dizi üzerine konuştuklarımızı duysa bir yerleri ile gülecekleri o fevkaledenin fevkinde diziyi uyuyakalmadan izlemeyi başaramadım yine.. Şu yılbaşı organizasyonu yaptıkları "dernek" toplantısını, üstte pijama ayakta patik-çetik kombinasyonu ile izlerken , düşündüm.. ( düşündüm dediysem, dizinin aptallaştırmasına uygun gereksiz bir düşünme eylemiydi aslında) . Bizim aymut Adnan Bey olsa ben de eşi..( Behlül olayını karıstırmayalım simdi konuyla alakası yok) Yani hiç mi işim falan olsun istemezdim de günde 5 posta giyilmesi zor (oturup kalkmasını daha da zorlaştırıcı ) o kıyafetleri giyer , pencereden bakar dernek toplantısı icin " çalışma planı" hazırlardım.. Neyin çalışma planı mı? Yılbaşı partisinin şekerim...
Neyse atalarımızı gülmekten öldürmeyelim.. hem normal bir yerleri ile güldüklerini de zannetmiyorum..
Not: Kumpir bulduk dun aksam :) yaklaşık 800 gr civarında nişasta deposu sevimli şeyi yedim sonunda..
Kasım 19, 2009
denizde kararti var, şu gelen kayık mıdır?
Nerdeyse 2 senedir buralardayım, kumpir nerde yenir hala bilmiyorum.. Nerde yenmez onu ogrendim ama yenecek yeri bulamadım daha. Evde kumpir nasıl yapılıra baktım durdum internette. eve giderken patates almayı kafaya koydum da tariflerde anlattıkları 1 saatlik fırında pişme süresine dayanabilir miyim i soruyorum kendime aslında.. Dayanırsam bu akşam 22:00 sularında kumpirimi yiyor olacagımdan emin olabilirsiniz.
Mayıs 17, 2008
En kısa 2 ay..
Bilgisayarim bozuk.. format atmak da ise yaramadi, fotograflarin bazilari yedeklenmemisti. mutfaga girmeyeli epeyce bir zaman oldu.. peki bu arada ne oldu.. bu arada hayatimin en kısa 2 ayını gecirdim. 2 ay once neyin nasıl olacağını hayal bile edemezken öyle çabuk değişti ki her şey. Çok şükür her şey yolunda gidiyor şimdilik. Bir an önce taşınacağım şehirde iş bulmam gerkiyordu, buldum.. Hem de yıllardır beklediğim kadar güzel bir iş. Tam da zamanında diyecek kadar güzel. Niye bu zamana kadar böyle bi iş bulamadiğimi düşününce, her işte bir hayır varmış demekten alamıyorum kendimi. Şimdi toparlanıyorum, haftaya yeni bir şehirde yeni bir işe başlıyacağım. Çok sık yazmasam da bu sefer uzunca bir süre yazamayabilirim. En son anneler günü için yaptığım pastayı ekleyeceğim ama gitmeden. Kendinize iyi bakın..
Hoşçakalın..
Hoşçakalın..
Mart 23, 2008
MİLFÖYDEN RULO BÖREK
Bir kaç hafta önce aile günü için yaptığım böreklerin fotoğraflarını yeni gördüm fotoğraf makinesinde. Düzenli olarak aktarmayınca fotoğrafları böyle oluyor işte. BU börek acele tarafından yapıldı. Hatta ben değil Eda yaptı böreği. ben milföyleri uzun seritler halinde kesip peynirli susamlı çubuklar yapacaktım ama kıvırmak zor geldi biraz. :) milföyleri uzun seritler halinde kesip üzerlerine kaşar peyniri rendesi ve çörek otu serptik ve yuvarladık o kadar. üzerine yumurta sarısı sürüp 200 C fırında üzeri kızarana kadar pişirdik. Yalnız milföy yapraklarının küçük kareler olanlarından değil de bütün olanlarından alırsanız daha büyük rulolar yapabilirsiniz. yaprakları uzun şeritler halinde kesmeden önce merdaneyle inceltmeyi unutmayın. Afiyet olsun.
Mart 14, 2008
TEYZEMDEN VECİHE HANIM'IN TARİFİYLE KOLAY POĞAÇA
İki haftasonudur misafirlerimiz var evimizde, ilk haftasonu aile günümüz vardı. Her seferinde olduğu gibi 25-30 kişi arasındaydık. Günün bizde olması ve annemin doğum gününe de denk gelmesi pasta yapmayı farz kılınca, yeni aldığım kalıpla büyükçe bir muzlu-frambuazlı pasta yaptım. fotoğrafları çok kötü olduğu için eklemiyorum. İkinci haftasonundan( geçen haftasonu) bahsetmek istiyorum aslında, güzel ve özel bir gün için toplandık o gün. Teyzeciğim ve anneciğim uğraştılar hazırlıklar için. Sabah 07.30 da kalktığımda annemle teyzem çoktan girmişlerdi mutfağa. Teyzem fotoğraflarını görmüş olduğunuz poğaçaları fırına atmak üzereydi. Poğaçanın tarifi teyzemin defterinden. Teyzem gelirken defterini evde unutunca, kuzen Ceyda'dan aldık tarifi:) msn den. Tarif tek kelimeyle çok kolay ve çok lezzetli. Afiyet olsun..
Malzemeler
1 çay bardağı sıvıyağ
125 gr margarin
1 çay bardağı yoğurt
1 paket kabartma tozu
1 yumurta ( akı içine ,sarısı üstüne)
Aldığı kadar un
İçi için: beyaz peynir
Üzeri İçin: susam veya çörekotu
Tüm malzemeyi (yumurta sarısı hariç) hamur haline getirin ve cevizden biraz büyük parçaları yuvarlayarak içine beyaz peynir veya istediğiniz bir iç malzemeyi yerleştirin. kapatıp üzerlerine yumurta sarısı sürün ve arzunuza göre susam veya çörek otu serpin. 180 C de üzeri kızarana kadar pişirin.
Not: yumurta beyazını beyaz peynirin içine karıştırabilirsiniz.
Malzemeler
1 çay bardağı sıvıyağ
125 gr margarin
1 çay bardağı yoğurt
1 paket kabartma tozu
1 yumurta ( akı içine ,sarısı üstüne)
Aldığı kadar un
İçi için: beyaz peynir
Üzeri İçin: susam veya çörekotu
Tüm malzemeyi (yumurta sarısı hariç) hamur haline getirin ve cevizden biraz büyük parçaları yuvarlayarak içine beyaz peynir veya istediğiniz bir iç malzemeyi yerleştirin. kapatıp üzerlerine yumurta sarısı sürün ve arzunuza göre susam veya çörek otu serpin. 180 C de üzeri kızarana kadar pişirin.
Not: yumurta beyazını beyaz peynirin içine karıştırabilirsiniz.
Şubat 27, 2008
30 kişi!
Bir sürü fotoğraf var elimde tariflerin altına yazılmasını bekleyen. Baktım epey zaman oldu sizin gibi ben de sıkıldım susamlı simit fotoğrafından, yanımda fotoğraf ya da aklımda ekleyecek tarif olmadığı halde yazayım dedim.
Her şeyin her an farkında olamıyoruz. Şu internet nasıl bir şeydir. Google olmasa ne yapardık diye düşünüyorum bazen. teknolojiyi ,yaşıma göre, çok da sonradan yakalamış biri sayılmam ama yine de durup düşünmekten kendimi alamıyorum. evde son bir kaç çeşidi kalan atmaya kıyamadığımız ansiklopedilerimi düşünüyorum sonra bilgisayara bakıyorum, küçücük ( ansiklopedilerimin kapladığı yere göre tabi) yok dizimizin üstünde yok avcumuzun içinde.. yok yok ben hayretlere düşmeye devam edeceğim gittikçe sanırım. Geçenlerde de yeni bir şey okudum, gözümüzün önüne gelecekmiş cep telefonumuza gelen mesajlar , görüntüle. hani görevimiz tehlikede vardı, dikey 200 metre çıkıyordu arkadaş ipsiz sapsız sonra da gözlüğü takıp mesajı alıyordu. hah , ondan çıkacakmış piyasaya çok çok yakında. takıcaz gözlüğü gelen mesajı okuyacağız ya da görüntüyü izleyeceğiz. benden duyacakmışsınız gibi yazıyorum ya ben de.. yoksa siz de onlardan var mı:)
teknoloji beni böyle şaşırta dursun, internette sörf yapmaktan geri kalmıyorum tabi. Daha doğrusu takip ettiğim sitelerin birinde biriyle tanıştım. Yani onun günlüğü ile. Sonra onun sayfasında başka biriyle.. iki- üç gündür gönderileri okuyorum tariflere bakıyorum, size de bahsedeyim dedim. Ah kuvvetle muhtemeldir ki siz çoktan tanışmışsınızdır ama varsa bilmeyenler buyursunlar gezsinler, dolaşsınlar
www.cafefernando.com ve orda tanıştığım fotoğraflarına hayran kaldığım http://www.nordljus.co.uk/
Şiddetle tavsiye ederim
hoşçakalın bayanlar, baylar..
Her şeyin her an farkında olamıyoruz. Şu internet nasıl bir şeydir. Google olmasa ne yapardık diye düşünüyorum bazen. teknolojiyi ,yaşıma göre, çok da sonradan yakalamış biri sayılmam ama yine de durup düşünmekten kendimi alamıyorum. evde son bir kaç çeşidi kalan atmaya kıyamadığımız ansiklopedilerimi düşünüyorum sonra bilgisayara bakıyorum, küçücük ( ansiklopedilerimin kapladığı yere göre tabi) yok dizimizin üstünde yok avcumuzun içinde.. yok yok ben hayretlere düşmeye devam edeceğim gittikçe sanırım. Geçenlerde de yeni bir şey okudum, gözümüzün önüne gelecekmiş cep telefonumuza gelen mesajlar , görüntüle. hani görevimiz tehlikede vardı, dikey 200 metre çıkıyordu arkadaş ipsiz sapsız sonra da gözlüğü takıp mesajı alıyordu. hah , ondan çıkacakmış piyasaya çok çok yakında. takıcaz gözlüğü gelen mesajı okuyacağız ya da görüntüyü izleyeceğiz. benden duyacakmışsınız gibi yazıyorum ya ben de.. yoksa siz de onlardan var mı:)
teknoloji beni böyle şaşırta dursun, internette sörf yapmaktan geri kalmıyorum tabi. Daha doğrusu takip ettiğim sitelerin birinde biriyle tanıştım. Yani onun günlüğü ile. Sonra onun sayfasında başka biriyle.. iki- üç gündür gönderileri okuyorum tariflere bakıyorum, size de bahsedeyim dedim. Ah kuvvetle muhtemeldir ki siz çoktan tanışmışsınızdır ama varsa bilmeyenler buyursunlar gezsinler, dolaşsınlar
www.cafefernando.com ve orda tanıştığım fotoğraflarına hayran kaldığım http://www.nordljus.co.uk/
Şiddetle tavsiye ederim
hoşçakalın bayanlar, baylar..
Ocak 03, 2008
SUSAMLI SİMİT VE "OKKU"

Bayramdan beri koşturmaca devam ediyor. "Okku " yu ( aslında junior okku) askere uğurlayacağız yarın. Bu yüzden sık sık bir araya geldik bayramdan sonra da. 4 gün içinde Seda' nın ekler tarifinden 4 ölçü profiterol yaptım. okku'ya veda için dün de bir araya gelince herkes bir şeyler yapıp getirmişti. O kalabalıkta masanın üstündekiler bitmeden fotoğrafları çekmeye çalıştım. Herkes eli dolu gelince upuzun bereketli bir soframız oldu. Okku' nun yüreği de kocamandır sofrası da öyle oldu. İnşallah güle güle gidip gelecek.
Gelelim tarifimize ki tarifi şimdi veremeyeceğim sadece fotoğraf var:) Susamlı simit Naile Teyze nin her aile gününde getirmesini dört gözle beklediğimiz tarifidir. Nefis yapar. Tarifi aklımda değil, boşluk buldum fotoğrafı ekleyeyim dedim. Tarifi yarın.
04.01.08
Malzemeler
200 gr margarin
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay baradağı yoğurt
1 yemek kaşığı sirke
1 paket kabartma tozu
1 yumurta ( sarısı içine, beyazı üstüne)
1 tatlı kaşığı tuz
aldığı kadar un
tüm malzemeyi bir kapta un ilave ederek yoğurun. Hamurunuz çok yumuşak olmasın simitler tepside yayılabilir. Ne çok sert ne çok yumuşak olsun. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp iki elinizin arasında inceltin ve uzatın iki ucunu birleştirip simit şeklini verin. önce yumurta akına sonra da susama batırıp 175 C de üzerleri kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun
Not: arzu eden hamura mahlep de ekleyebilir, bu tarifte yok sadece.
Aralık 10, 2007
DİKKAT TARİF: "PATATES PİZZASI TARİFİ !"
Bu tarif yazdan kalma yazmadım sanırım arşive bakındım ama göremedim. Bunu da ben yapmadım, bu aralar hiç birşey yapmadığım gibi. Gül Yengem Gülin'in doğum günü için yapmıştı. Tarifini yarın ekleyeceğim, az biraz vaktim var fotoğrafı ekleyeyim dedim. Görüşmek üzere
Tarifi ekleyebiliyorum sonunda. Ama önce iki satır yazayım. Dizi başlayacak birazdan, uzanıp keyif yapacağım. Bilgisayarın başına da oturmuşken yazayım..
Soğuk gerçekten çok soğuk havalar. Başladık aksırıp, öksürmeye bugün sonunda. Çok ileri gitmez diye düşünüyorum, elde mendil biraz dolaşırım o kadar ( inşallah).
Yaptığım pek bir şey de yok bu aralar, tek etkinliğim işte böyle içimi vıcık vıcık bulandırmayan bir kaç diziyi keyifle izlemek. Öncesinde diğer işlerimi halletmek.Yeni yıl için bir kaç dergi aboneliğine bakıyorum bu arada. Aslında çok da sevmiyorum abone olmayı, o ay canım hangisini isterse onu okuyayım diyorum ama kargo gelince de hediye gelmiş gibi seviniyorum :) Hangi dergiye abone olacağıma karar verince haber veririm size de. Böyle çok ortalıkta olmayan tavsiye edebilceğiniz bir şeyler varsa da beklerim önerilerinizi.
Gelelim tarifimize
Ölçü vermeyeceğim çünki ne kadar isterseniz o kadar malzeme kullanabilirsiniz:) Öyle de güzel bir tarif.
Malzemeler:
Patates
Sosis
Sucuk
Rendelenmiş kaşar peyniri
süt
tereyağı
tuz, karabiber
Patatesleri haşladıktan sonra soyun ve püre haline getirin. Püre haline getirirken biraz süt, biraz tereyağı ile kıvamı istediğiniz gibi yapın. Bu aşamada tuzu ve karabiberi de ekleyin.
Bir borcama pürenin yarısını yayın ve doğramış olduğunuz sosis ve sucukları pürenin üzerine yayın
Geri kalan püreyi de ara katın üzerine dökün ve yayın
Üzerine kaşar peyniri rendesini yayın ve fırına verin
Kaşar peyniri eriyip kızarana kadar fırında tutun ve sıcak sıcak servis yapın
Not: Ara malzeme için sosis sucuk yanında mantar, zeytin veya istediğiniz herhangi bir malzemeyi kullanabilirsiniz. Kaşar peynirinin bir kısmını patates püresinin içine ilave edebilirisiniz.
Afiyet Olsun!
Kasım 29, 2007
Kasım 28, 2007
TARÇIN DERSEM ÇIK PORTAKAL DERSEM KEK YAP!
Ben küçüktüm ufacıktım.. İstanbul kocamandı. Anneanneme gitmek için 2 minibüs, dayıma gitmek için 2 minibüs, halama vapur, otobüs, minibüs gerekirdi.. Sonra benim en küçücük dayım evlendi bir gün, yeni ev yeni yenge..:)) ( hülya abla hülya abla diyorum ya sürekli işte o benim yengem:)). Of dayım da çok uzakta oturuyordu.
ee sonra büyüdük, işe başladık, işimiz de o çok uzak yerde olmasın mı? Sık sık ve rahat rahat gidip gelmeye başladık böylece.. Ve her gidişimizde o meşhur sehpanın üstünde duran kekleri börekleri çörekleri yedik, yemeye devam ediyoruz. Bu kek son gidişimden efendim. Yine yemekten sonra televizyonun karşısındaki koltuğa kurulup meşhur sehpanın üzerindekileri tükettik çayla. Kek portakallı, tarçınlı, cevizli. Üzerinde çikolatalı sos var.
Malzemeler
3 yumurta
1,5 su bardağı şeker
2 su bardağı un
1/2 su bardağı sıvıyağ
1/2 su bardağı süt
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı tarçın
1 çorba kaşığı portakal kabuğu rendesi
dilimli kek kalıbının dilim sayısı kadar yarım ceviz
3 yumurta ve şekeri çırpın
üzerine süt ve sıvıyağ ekleyin
un, vanilya ve kabartma tozunu ekleyip karıştırın
en son tarçın ve portakal kabuğu rendesini ilave ederek karıştırın
Kek kalıbını yağlayın ve her bir dilime yarım cevizleri yerleştirin
üzerine kek karışımını yavaşça dökün
175 C de 35-40 dakika pişirin
Soğuduktan sonra üzerine hazır çikolatalı sos
kullanmış hülya abla, ama yarım paket yetiyor diyor notunu da ileteyim. Ama yok ben kalan sosu bir güzel yerim diyorsanız bir paket de yapabilirsiniz.
Kasım 13, 2007
TEYZEMİN BAKLAVASI

Çocukluğumdan beri bayıldığım bir tat, teyzemin baklavası. Annem pek açmazdı, biz de börek açılır teyzem de baklava.. Bayramlarımın vazgeçilmez tadı. Tabi teyzemin baklavasını böyle lezzetli kılan başka sebepler de var. Çok sık görüşemediğimiz teyzemi ve canım kuzenlerimi görüyordum bir kere bayramda üstüne de teyzeciğimin baklavası. ohhh.. değmeyin keyfime.. bu bayram fotoğraflarını çekme fırsatı buldum. Teyzem eskisi gibi olmadığını söylese de benim için bambaşka bu baklavanın tadı. Hiç kimseninkine değişmem:)
Ekim 30, 2007
KOLAY KEK

Malzemeler:
3 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
1 su bardağından 2 parmak eksit süt
sütün üzerine sıvıyağ ( 2 parmak boşluğu dolduracak kadar)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2,5 su bardağı un ( 2 bardaktan sonra yavaş yavaş kıvama bakarak ilave edin)
Yumurta ve şekeri çırpın
üzerine sütü ve yağı ilave edin
üzerine un, kabartma tozu ve vanilyayı ilave edip karıştırın
fındık ve limon kabuğu ekledim ben bir de
175 C fırında 40-45 dakika kadar pişirin
kolay ve garanti bir tarif oluyor
Not: tarifi annem Nesrin Teyze'den almis yıllar önce. annemin defterinde Nesrin Keki diye kayıtlı aslında.
Ekim 05, 2007
Premature Bebekler

Uzaktan duydum sadece hiç premature bebek görmedim ben. Çok ufak minicik olduklarını hayal ediyorum. Nasıl tutulur, nasıl yemek yer? Bunların hepsini, görmüş geçirmiş birileriyle paylaşmak ne kadar güven verici ve rahatlatıcıdır kim bilir? O bebeklerin ve annelerinin dünyasına uzak biri olarak bile merakla takip ediyorum yazıları, sizlerin de haberi olsun istedim. Yaşadıklarını, deneyimlerini kesintisiz paylaşan annelerin sitesi.
http://www.prematureyiz.org/
Televizyon, bir dizi, bir sanatçı, bir sürü şey..

Tam olarak ne zaman bu kadar çok dizi yayınlanmaya başladı bilmiyorum, hatırlamıyorum yani fark etmeden oldu her şey sanki. Her güne bir dizi anlayışı ne zaman her güne üç dizi ve tekrarlarıyla günde beş diziye dönüştü bilemiyorum. Televizyonu bir tiksintiyle açma durumu bazı akşamlar yerini meraka bırakıyor elbette. Bıçak sırtı, Yaprak Dökümü gibi dizilerin yayınlandığı akşamlar güzel akşamlar mesela.. bir de geçen hafta başalayan bir dizi var ki, odur asıl bahsetmek istediğim. "Sessiz Gemiler" den bahsediyorum. Pazartesi akşamı tesadüfen izlemeye başladığım dizinin başından ancak bir peçete almak için o da reklam aralarında kalkabildim. Sonrasında internetten ve televizyondaki tekrarından da defalarca izlemiş olduğumu ,kendime şaşırarak, söylüyorum. Her tekrarda aynı hıçkırıklarla ağlıyor olmanın bir sebebi olmalı diyen kardeşim, muhtemelen yaşlanmış olacağımı söyledi. Bayram programlarını iptal edeceklerin sayısındaki artışın , dizinin bayramdan önce yayınlanmaya başlamasıyla alakası kesinlikle vardır ve tatillerini iptal ederek aile büyüklerini ziyarete gitmeye karar verenlerin hemen hemen hepsinin bu diziyi izlemiş oldukları görüşü zannımca kat'idir. ( bunu yapanları olduğuna inanmak istiyorum). Muhtemelen bir sonraki bölümleri izlemeyeceğim, ilk bölüm güzeldi öyle kalabilir aklımda, yeterli ( takip etme alışkanlığı edinemedim dizileri)
Ben bundan böyle çok mecbur kalmadıkça ( niye mecbur kalacaksam) bayram tatillerinde oraya buraya gitmeyeceğime, kültürel, sportif hiç bir etkinliğe katılmayacağıma dair sözler verdim kendime. Bir dizinin bunları hissettirmesi tuhaf gelmedi değil aslında bana. Bazen çok etkinlenmek istemediğim filmleri, dizileri izlerken ( genellikle korku filmlerini:)) bütün seti hayal ederek izlerim, arkadaki kameremanı, yönetmen koltuğunun etrafındaki asistanları.. o sahnelerden etkilenmeden kurtulurum böylece:) çok kaptırıyorum sonra öyle böyle değil. Bu dizide yapamadım, çok gerçekti her şey. Savaş Dinçel saygıyla alkışlanacak insan... İlk bölümden diziden ayrılan Gülsüm Kamu ve diğerleri.. ben izlemeyenlere ilk bölümü mutlaka izlemelerini tavsiye ediyorum.
Dizi de çok basit bir şeyler var, sadece ölüm, ayrılık ve yalnızlık.. bu üç kavramı anlatan binlerce dizi ve film vardır elbet. Ama ben epeydir bu kadar güzel anlatıldığını görmemiştim.
Ekim 02, 2007
Buldum buldum..
"Aaaaa bu da yemek yapmayı bıraktı bütün gün televizyon izliyor herhalde" deseniz yeridir de öyle değil tabi durum. Ancak iftara yetişebiliyorum akşamları, haftasonları mutfağa girebiliyorum. Sadece fotoğraf çekmiyorum. Bir sebebi yok, zor geliyor bu aralar. Haftasonu kuzenlerim için güzel bir pasta yaptim mesela, sonra arkadaşım Esra için yemek pişirdim, ona da dondurmalı bir tatlı yaptım. Ama fotoğrafları yok maalesef. İş yerinde de işler oldukça yoğun şimdi bakarken siteye uçak kaçırılma olayından sonraki haberlerle ilgili yazımı okudum. "youtube" dan aradim , tam olarak anlattiğim kısım değil ama yine de komik, buldum bir video.
izleyelim gülelim.
Bir de unutmadan sardunya bir önceki yazıma yorum bırakarak anlatmış bir daha hatırlatalım; sardunya burdaymış
http://sardunya.blogspot.com
http://www.youtube.com/watch?v=6Q3qJ7uKEK4
izleyelim gülelim.
Bir de unutmadan sardunya bir önceki yazıma yorum bırakarak anlatmış bir daha hatırlatalım; sardunya burdaymış
http://sardunya.blogspot.com
http://www.youtube.com/watch?v=6Q3qJ7uKEK4
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
