Şubat 27, 2008

30 kişi!

Bir sürü fotoğraf var elimde tariflerin altına yazılmasını bekleyen. Baktım epey zaman oldu sizin gibi ben de sıkıldım susamlı simit fotoğrafından, yanımda fotoğraf ya da aklımda ekleyecek tarif olmadığı halde yazayım dedim.

Her şeyin her an farkında olamıyoruz. Şu internet nasıl bir şeydir. Google olmasa ne yapardık diye düşünüyorum bazen. teknolojiyi ,yaşıma göre, çok da sonradan yakalamış biri sayılmam ama yine de durup düşünmekten kendimi alamıyorum. evde son bir kaç çeşidi kalan atmaya kıyamadığımız ansiklopedilerimi düşünüyorum sonra bilgisayara bakıyorum, küçücük ( ansiklopedilerimin kapladığı yere göre tabi) yok dizimizin üstünde yok avcumuzun içinde.. yok yok ben hayretlere düşmeye devam edeceğim gittikçe sanırım. Geçenlerde de yeni bir şey okudum, gözümüzün önüne gelecekmiş cep telefonumuza gelen mesajlar , görüntüle. hani görevimiz tehlikede vardı, dikey 200 metre çıkıyordu arkadaş ipsiz sapsız sonra da gözlüğü takıp mesajı alıyordu. hah , ondan çıkacakmış piyasaya çok çok yakında. takıcaz gözlüğü gelen mesajı okuyacağız ya da görüntüyü izleyeceğiz. benden duyacakmışsınız gibi yazıyorum ya ben de.. yoksa siz de onlardan var mı:)
teknoloji beni böyle şaşırta dursun, internette sörf yapmaktan geri kalmıyorum tabi. Daha doğrusu takip ettiğim sitelerin birinde biriyle tanıştım. Yani onun günlüğü ile. Sonra onun sayfasında başka biriyle.. iki- üç gündür gönderileri okuyorum tariflere bakıyorum, size de bahsedeyim dedim. Ah kuvvetle muhtemeldir ki siz çoktan tanışmışsınızdır ama varsa bilmeyenler buyursunlar gezsinler, dolaşsınlar
www.cafefernando.com ve orda tanıştığım fotoğraflarına hayran kaldığım http://www.nordljus.co.uk/
Şiddetle tavsiye ederim
hoşçakalın bayanlar, baylar..

Ocak 03, 2008

SUSAMLI SİMİT VE "OKKU"


Bayramdan beri koşturmaca devam ediyor. "Okku " yu ( aslında junior okku) askere uğurlayacağız yarın. Bu yüzden sık sık bir araya geldik bayramdan sonra da. 4 gün içinde Seda' nın ekler tarifinden 4 ölçü profiterol yaptım. okku'ya veda için dün de bir araya gelince herkes bir şeyler yapıp getirmişti. O kalabalıkta masanın üstündekiler bitmeden fotoğrafları çekmeye çalıştım. Herkes eli dolu gelince upuzun bereketli bir soframız oldu. Okku' nun yüreği de kocamandır sofrası da öyle oldu. İnşallah güle güle gidip gelecek.

Gelelim tarifimize ki tarifi şimdi veremeyeceğim sadece fotoğraf var:) Susamlı simit Naile Teyze nin her aile gününde getirmesini dört gözle beklediğimiz tarifidir. Nefis yapar. Tarifi aklımda değil, boşluk buldum fotoğrafı ekleyeyim dedim. Tarifi yarın.

04.01.08
Malzemeler
200 gr margarin
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay baradağı yoğurt
1 yemek kaşığı sirke
1 paket kabartma tozu
1 yumurta ( sarısı içine, beyazı üstüne)
1 tatlı kaşığı tuz
aldığı kadar un

tüm malzemeyi bir kapta un ilave ederek yoğurun. Hamurunuz çok yumuşak olmasın simitler tepside yayılabilir. Ne çok sert ne çok yumuşak olsun. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp iki elinizin arasında inceltin ve uzatın iki ucunu birleştirip simit şeklini verin. önce yumurta akına sonra da susama batırıp 175 C de üzerleri kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun

Not: arzu eden hamura mahlep de ekleyebilir, bu tarifte yok sadece.

Aralık 10, 2007

DİKKAT TARİF: "PATATES PİZZASI TARİFİ !"



Bu tarif yazdan kalma yazmadım sanırım arşive bakındım ama göremedim. Bunu da ben yapmadım, bu aralar hiç birşey yapmadığım gibi. Gül Yengem Gülin'in doğum günü için yapmıştı. Tarifini yarın ekleyeceğim, az biraz vaktim var fotoğrafı ekleyeyim dedim. Görüşmek üzere

Tarifi ekleyebiliyorum sonunda. Ama önce iki satır yazayım. Dizi başlayacak birazdan, uzanıp keyif yapacağım. Bilgisayarın başına da oturmuşken yazayım..
Soğuk gerçekten çok soğuk havalar. Başladık aksırıp, öksürmeye bugün sonunda. Çok ileri gitmez diye düşünüyorum, elde mendil biraz dolaşırım o kadar ( inşallah).
Yaptığım pek bir şey de yok bu aralar, tek etkinliğim işte böyle içimi vıcık vıcık bulandırmayan bir kaç diziyi keyifle izlemek. Öncesinde diğer işlerimi halletmek.Yeni yıl için bir kaç dergi aboneliğine bakıyorum bu arada. Aslında çok da sevmiyorum abone olmayı, o ay canım hangisini isterse onu okuyayım diyorum ama kargo gelince de hediye gelmiş gibi seviniyorum :) Hangi dergiye abone olacağıma karar verince haber veririm size de. Böyle çok ortalıkta olmayan tavsiye edebilceğiniz bir şeyler varsa da beklerim önerilerinizi.
Gelelim tarifimize
Ölçü vermeyeceğim çünki ne kadar isterseniz o kadar malzeme kullanabilirsiniz:) Öyle de güzel bir tarif.
Malzemeler:
Patates
Sosis
Sucuk
Rendelenmiş kaşar peyniri
süt
tereyağı
tuz, karabiber

Patatesleri haşladıktan sonra soyun ve püre haline getirin. Püre haline getirirken biraz süt, biraz tereyağı ile kıvamı istediğiniz gibi yapın. Bu aşamada tuzu ve karabiberi de ekleyin.
Bir borcama pürenin yarısını yayın ve doğramış olduğunuz sosis ve sucukları pürenin üzerine yayın
Geri kalan püreyi de ara katın üzerine dökün ve yayın
Üzerine kaşar peyniri rendesini yayın ve fırına verin
Kaşar peyniri eriyip kızarana kadar fırında tutun ve sıcak sıcak servis yapın

Not: Ara malzeme için sosis sucuk yanında mantar, zeytin veya istediğiniz herhangi bir malzemeyi kullanabilirsiniz. Kaşar peynirinin bir kısmını patates püresinin içine ilave edebilirisiniz.

Afiyet Olsun!

Kasım 29, 2007

taziye..

Az önce öğrendim Esra' nin vefatını.. Esra' ya Allah'tan rahmet, geride kalanlara sabırlar diliyorum. Esra'nin anısına çıkartılacak olan Kevgir için aşağıdaki linki ekliyorum..



Kevgir Aralık

http://yanya-evenez.blogspot.com/2007/11/kevgir-aralk-says-esra-iin-geliyor.html

Kasım 28, 2007

TARÇIN DERSEM ÇIK PORTAKAL DERSEM KEK YAP!


Ben küçüktüm ufacıktım.. İstanbul kocamandı. Anneanneme gitmek için 2 minibüs, dayıma gitmek için 2 minibüs, halama vapur, otobüs, minibüs gerekirdi.. Sonra benim en küçücük dayım evlendi bir gün, yeni ev yeni yenge..:)) ( hülya abla hülya abla diyorum ya sürekli işte o benim yengem:)). Of dayım da çok uzakta oturuyordu.
ee sonra büyüdük, işe başladık, işimiz de o çok uzak yerde olmasın mı? Sık sık ve rahat rahat gidip gelmeye başladık böylece.. Ve her gidişimizde o meşhur sehpanın üstünde duran kekleri börekleri çörekleri yedik, yemeye devam ediyoruz. Bu kek son gidişimden efendim. Yine yemekten sonra televizyonun karşısındaki koltuğa kurulup meşhur sehpanın üzerindekileri tükettik çayla. Kek portakallı, tarçınlı, cevizli. Üzerinde çikolatalı sos var.

Malzemeler
3 yumurta
1,5 su bardağı şeker
2 su bardağı un
1/2 su bardağı sıvıyağ
1/2 su bardağı süt
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı tarçın
1 çorba kaşığı portakal kabuğu rendesi
dilimli kek kalıbının dilim sayısı kadar yarım ceviz

3 yumurta ve şekeri çırpın
üzerine süt ve sıvıyağ ekleyin
un, vanilya ve kabartma tozunu ekleyip karıştırın
en son tarçın ve portakal kabuğu rendesini ilave ederek karıştırın
Kek kalıbını yağlayın ve her bir dilime yarım cevizleri yerleştirin
üzerine kek karışımını yavaşça dökün
175 C de 35-40 dakika pişirin
Soğuduktan sonra üzerine hazır çikolatalı sos
kullanmış hülya abla, ama yarım paket yetiyor diyor notunu da ileteyim. Ama yok ben kalan sosu bir güzel yerim diyorsanız bir paket de yapabilirsiniz.

Kasım 13, 2007

TEYZEMİN BAKLAVASI



Çocukluğumdan beri bayıldığım bir tat, teyzemin baklavası. Annem pek açmazdı, biz de börek açılır teyzem de baklava.. Bayramlarımın vazgeçilmez tadı. Tabi teyzemin baklavasını böyle lezzetli kılan başka sebepler de var. Çok sık görüşemediğimiz teyzemi ve canım kuzenlerimi görüyordum bir kere bayramda üstüne de teyzeciğimin baklavası. ohhh.. değmeyin keyfime.. bu bayram fotoğraflarını çekme fırsatı buldum. Teyzem eskisi gibi olmadığını söylese de benim için bambaşka bu baklavanın tadı. Hiç kimseninkine değişmem:)

Ekim 30, 2007

KOLAY KEK



Malzemeler:
3 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
1 su bardağından 2 parmak eksit süt
sütün üzerine sıvıyağ ( 2 parmak boşluğu dolduracak kadar)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2,5 su bardağı un ( 2 bardaktan sonra yavaş yavaş kıvama bakarak ilave edin)

Yumurta ve şekeri çırpın
üzerine sütü ve yağı ilave edin
üzerine un, kabartma tozu ve vanilyayı ilave edip karıştırın
fındık ve limon kabuğu ekledim ben bir de
175 C fırında 40-45 dakika kadar pişirin
kolay ve garanti bir tarif oluyor

Not: tarifi annem Nesrin Teyze'den almis yıllar önce. annemin defterinde Nesrin Keki diye kayıtlı aslında.

Ekim 05, 2007

Premature Bebekler


Uzaktan duydum sadece hiç premature bebek görmedim ben. Çok ufak minicik olduklarını hayal ediyorum. Nasıl tutulur, nasıl yemek yer? Bunların hepsini, görmüş geçirmiş birileriyle paylaşmak ne kadar güven verici ve rahatlatıcıdır kim bilir? O bebeklerin ve annelerinin dünyasına uzak biri olarak bile merakla takip ediyorum yazıları, sizlerin de haberi olsun istedim. Yaşadıklarını, deneyimlerini kesintisiz paylaşan annelerin sitesi.

http://www.prematureyiz.org/

Televizyon, bir dizi, bir sanatçı, bir sürü şey..


Tam olarak ne zaman bu kadar çok dizi yayınlanmaya başladı bilmiyorum, hatırlamıyorum yani fark etmeden oldu her şey sanki. Her güne bir dizi anlayışı ne zaman her güne üç dizi ve tekrarlarıyla günde beş diziye dönüştü bilemiyorum. Televizyonu bir tiksintiyle açma durumu bazı akşamlar yerini meraka bırakıyor elbette. Bıçak sırtı, Yaprak Dökümü gibi dizilerin yayınlandığı akşamlar güzel akşamlar mesela.. bir de geçen hafta başalayan bir dizi var ki, odur asıl bahsetmek istediğim. "Sessiz Gemiler" den bahsediyorum. Pazartesi akşamı tesadüfen izlemeye başladığım dizinin başından ancak bir peçete almak için o da reklam aralarında kalkabildim. Sonrasında internetten ve televizyondaki tekrarından da defalarca izlemiş olduğumu ,kendime şaşırarak, söylüyorum. Her tekrarda aynı hıçkırıklarla ağlıyor olmanın bir sebebi olmalı diyen kardeşim, muhtemelen yaşlanmış olacağımı söyledi. Bayram programlarını iptal edeceklerin sayısındaki artışın , dizinin bayramdan önce yayınlanmaya başlamasıyla alakası kesinlikle vardır ve tatillerini iptal ederek aile büyüklerini ziyarete gitmeye karar verenlerin hemen hemen hepsinin bu diziyi izlemiş oldukları görüşü zannımca kat'idir. ( bunu yapanları olduğuna inanmak istiyorum). Muhtemelen bir sonraki bölümleri izlemeyeceğim, ilk bölüm güzeldi öyle kalabilir aklımda, yeterli ( takip etme alışkanlığı edinemedim dizileri)
Ben bundan böyle çok mecbur kalmadıkça ( niye mecbur kalacaksam) bayram tatillerinde oraya buraya gitmeyeceğime, kültürel, sportif hiç bir etkinliğe katılmayacağıma dair sözler verdim kendime. Bir dizinin bunları hissettirmesi tuhaf gelmedi değil aslında bana. Bazen çok etkinlenmek istemediğim filmleri, dizileri izlerken ( genellikle korku filmlerini:)) bütün seti hayal ederek izlerim, arkadaki kameremanı, yönetmen koltuğunun etrafındaki asistanları.. o sahnelerden etkilenmeden kurtulurum böylece:) çok kaptırıyorum sonra öyle böyle değil. Bu dizide yapamadım, çok gerçekti her şey. Savaş Dinçel saygıyla alkışlanacak insan... İlk bölümden diziden ayrılan Gülsüm Kamu ve diğerleri.. ben izlemeyenlere ilk bölümü mutlaka izlemelerini tavsiye ediyorum.
Dizi de çok basit bir şeyler var, sadece ölüm, ayrılık ve yalnızlık.. bu üç kavramı anlatan binlerce dizi ve film vardır elbet. Ama ben epeydir bu kadar güzel anlatıldığını görmemiştim.

Ekim 02, 2007

Buldum buldum..

"Aaaaa bu da yemek yapmayı bıraktı bütün gün televizyon izliyor herhalde" deseniz yeridir de öyle değil tabi durum. Ancak iftara yetişebiliyorum akşamları, haftasonları mutfağa girebiliyorum. Sadece fotoğraf çekmiyorum. Bir sebebi yok, zor geliyor bu aralar. Haftasonu kuzenlerim için güzel bir pasta yaptim mesela, sonra arkadaşım Esra için yemek pişirdim, ona da dondurmalı bir tatlı yaptım. Ama fotoğrafları yok maalesef. İş yerinde de işler oldukça yoğun şimdi bakarken siteye uçak kaçırılma olayından sonraki haberlerle ilgili yazımı okudum. "youtube" dan aradim , tam olarak anlattiğim kısım değil ama yine de komik, buldum bir video.
izleyelim gülelim.
Bir de unutmadan sardunya bir önceki yazıma yorum bırakarak anlatmış bir daha hatırlatalım; sardunya burdaymış
http://sardunya.blogspot.com


http://www.youtube.com/watch?v=6Q3qJ7uKEK4

Eylül 27, 2007

SARDUNYA BURADA..

Sardunya'yı bilen bilir. Onu okumak için linki tıkladığınızda göreceksiniz ki "bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir" yazıyor. Ben de sardunyayı merak edip mail atmıştım ,uzun zaman oldu o bana cevap yazalı ama ben kaçırmışım maili ancak okuyabildim. sardunya wordpressteki bir kaç blog yüzünden mahkeme kararıyla wordpress uzantılı sitelere erişimin yasaklandığını anlatmış mailinde. Ama bir çaresini bulmuşlar erişim için: www.gizlen.net'e girip oradaki adres çubuguna gitmek istediğiniz wordpress uzantılı adresi yazıp tıklarsanız siteye ulaşabiliyorsunuz.
sardunya severlere duyurulur efendim..
http://sardunya.wordpress.com

Ağustos 18, 2007

ANA HABER!

Bugün sabah saatlerinde flash haberlerin dadadat dadadat sesiyle mutfaktan televizyonun başına geldiğimde kaçırılan uçakla ilgili haberleri izledim bir süre. Sonra yolcuların tahliye ya da daha doğrusu kaçışlarını izledim saatlerce. Ve akşam oldu tabi muhabirler İstanbul’a geç saatlerde getirilen yorgun insanları çıkış kapısında ağ atmışcasına teker teker yakaladılar. Bir posta canlı canlı bunları da izledik.. hadi anladık burasını, zor iş elinize bir mikrofon veriyorlar 3 2 1 canlı yayındayız! Birini bulup sabahtan beri konuşulanları ilk ağızdan anlattırmalı.. tamam dedim ya buraya kadar anladım.. severiz çoşkuyu, heyecanı.. ama ya ana haberlere ne demeli.. bu satırları yazmaya başladığımda hala bir tanesi arkamdaki televizyonda devam eden ana haberlere ne demeli.. onların içinde bir tanesi var ki ben ona denk geldim.. atv ana haber.. Korcan Karar sunuyor malum haftasonları.. sabahtan beri izlediklerimizi defalarca izledik bir posta ,bu arada arkadaki dev ekrandan sürekli aynı görüntüler geçiyor tabi.. ama bir şey daha var ki inanılmaz.. arkada duran ( evet inanılmaz) öylece duran 5 kişi ayakta bekliyor Korcan Karar Bey haberleri sunarken.. neyse sonunda bu vatandaşlara sıra geldi Korcan Karar Bey geçti arkadaşların karşısına ( !) elinde de bir kalem efendim.. ne manzara ne manzara.. ekrandan uçağın görüntüleri geçmeye başladı ve 5 kişinin sözlü sınavı… hımmm. Eldeki kalem göze gelir dikkat.. bir hareketler bir hareketler anlatamam.. şimdi yazıyorum bulursam görüntüleri ekleyeceğim dostlar mutlaka.. her bir kazazedeye ( eski rehine ya da her neyse) aynı soru soruluyor.. neyse ki öğretmenim aynı soruyu soruyor dedim içimden ilk sorulan yandı sonrakiler sıra gelene kadar çalışır nasıl olsa.. ama sorular basit canım.. “nerede oturuyordunuz?” hoop ekrandaki uçakta hemen işaretleyelim.. sonra diğer soru “peki, korsanlar nerde oturuyordu” ve “siz çıkarken korsanlar nerdeydiler?” Şimdi bu soru bütün arkadaşlara bir bir soruldu.. bir anda CSI falan izliyorum sandım.. “hımm bakalım çelişkili cevap verecekler mi? ( bakalım hepsi aynı yeri gösterebilecek mi ekranda korsanların oturduğu yer olarak) “ Korcan Karar Bey bundan sonra yarası beresi olan arkadaşları tutup göstermeye çalıştı kalemiyle, adamın üzerindeki kan zerreciklerini gösterdi görebileceğimizi zannetti herhalde.. daha neler neler yaptı ama anlatamayacağım zaten çok sinirlenip yazıya başladım ben. Neden? Bana biri anlatabilir mi? Bir kişi yerine 5 kişi aynı şeyi söyleyince daha mı etkili oluyor ama üzüldüm ben şimdi keşke bütün uçağı şu stüdyoya sığdırabilseydik.. tuh yaaa…

Temmuz 21, 2007

TEYZEMİN SOFRASI 2


Domates Soslu karışık kızartma

Makarna Salatası


Zeytinyağlı Biber dolması







Zeytinyağlı Kabak Dolması




Sabiha Yengemin yaptığı Arnavut Böreği









Sabiha Yengemin Cevizli Üzümlü Keki















Melike'nin patatesli kıymalı böreği













Sosisli Poğaça











Bir haftalık bir tatilden sonra İstanbul' dayim tekrar, pazartesi iş başlıyor yine. Tatile gitmeden önce teyzemi ziyerete gitmiştik ailecek. Hazırladığı birbirinden güzel mamaların fotoğraflarını çektim elbette ancak fırsat bulabiliyorum ama bloga eklemeye. Fazla bekletmeden sizi gözlerinize ziyafet çekecekfotoğraflarla başbaşa bırakıyorum.






















Haziran 26, 2007

PATATES PİZZASI

Gülin' in doğumgününde yengemin yaptıklarından biri de bu patates pizzasıydı. Sıcak sıcak öyle lezzetli oluyor ki büyük porsiyonlarda yapmanızı tavsiye ederim.
Malzemeler
Haşlamalık patates
3-4 adet sosis
1 su bardağı dolusu kaşar peyniri rendesi
tuz
istediğiniz baharatlar
1 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı tereyağ
1 çay bardağı süt

( un, yağ ve süt miktarı hem patatesin miktarına göre hem de aruzunuza göre değişebilir elbette)

patatesleri haşladıktan sonra tuz ilave ederek püre haline getiriyoruz
Tenceremizi çok kısık ateş üzerine alarak tereyağımızı eritiyoruz, 1 kaşık unu ilave edip kavuruyoruz
üzerine püre halindeki patatesi ilave ediyoruz
hafif hafif karıştırırken bir yandan da sütü ilave ediyoruz
bu arada istediğimiz baharatlari ilave edebiliriz
ocaktan almaya yakın, yarım su bardağı kaşar peyniri rendesini pürenin içine ilave edip karıştırıyoruz
bir borcama ( veya bir fırın kabına) püremizin yarısını boşaltıp, yayıyoruz
arasına küçük küçük kestiğimiz sosislerimizi yerleştiriyoruz ( bu ara kata ne isterseniz ilave edebilirsiniz)
kalan püremizi de borcama döküyoruz
en üste geriye kalan kaşar peyniri rendesini serpiyoruz
Fırınımızda kaşar eriyene kadar pişiriyoruz

Afiyet olsun!

Haziran 21, 2007

5 DAKİKA PASTASI !




Güllin' in doğum günü için pastayı hazırlarken, yeni aldığım en küçük çemberle de bir pandispanya denemesi yaptım. Pastayı yaparken Busecik mutfağa gelip, "ne zaman yicez Elif Abla?" diye sorunca, küçük pandispanyadan da hemen yemek için bir pasta daha yaptım. 10- 15 dakikada süsleyip hazırladım, yarım saat buzdolabında bekletip dayanamayıp yedik Buse ile:) Arasına muz, üzerine frambuaz sosu ve frambuazlı ganaş koydum. Pandispanya elinizin altındaysa "pasta var mı pasta?" sorularına " evet var!" cevabını vermek daha kolay oluyormuş onu anladım. bir iki boy pişirip atacağım buzluğa bir boş zamanda.


Haziran 18, 2007

BİR DOĞUM GÜNÜ


Haziran ayı bizim ailede doğum günü konusunda oldukça bereketli.. 4-5 kuzen bu ayda doğmuşuz. Gülin bu ayda doğan en küçük kuzen. doğum günü haftaiçine gelince haftasonu pasta yapıp goturdum. ee yengem de boş durmamış bir sürü şey yapmıştı onların da tariflerini henüz alamadığım için yazmıyorum. bir sonraki yazımda bahsedeceğim onlardan. Bu arada, belediye otobüsünde pasta nasıl taşınır konulu çok hoş bir çalışma da yapmış oldum. efendim mutlaka ve mutlaka ilk duraktan binin ve oturun. sakın ayakta giderim artistliği yapmayın. sonra dizlerinizin ustune koyduğunuz pasta kutusunu ikide bir kaldırmayın,pastanın tam ortasının bombe yapmasına sebep olduğunuz gibi tekrar yerine koyduğunuzda çatlamasına da sebebiyet verirsiniz. Ortası biraz çatlamıştı yani pastamızın ama genel olarak hoş görünüyordu. en azından Gülin çok beğendi. Gülin'in doğduğu sene tutuğum günlüğü buldum geçenlerde yine.. doğumunu not etmişim.. bir kız daha katıldı aramıza diye.. zaman ne kadar çabuk geçiyor diyecek yaşa mı geldim yoksa! şaka bir yana iyi ki doğdun Gülincim.. nice mutlu yıllara..

Haziran 12, 2007

MEYVELİ TARTOLET


Liseden beri arkadaşım Hatice.. epeyce bir zaman olmuş yani.. Şimdi ne alakası var diyebilirsiniz şu yukarıdaki fotoğrafla. Hatice ye gittiğim bir akşam üstü yine işten çıkmış koştura koştura eve yetişmeye ( ondan önce kapının önünde oluyorum genelde:)) çalışırken pastaneden alıp gelmişti bu küçük tartoletlerden. O gün bayıla bayıla yedik bunları. Sonraki gunlerde ben de alıp yemeğe başladım bu minik nefis şeylerden. Bir gün alırken adını da sordum, ben minik, küçük tartolet deyip duruyordum da var mıydı başka adı acaba? Pastanedeki beyfendi "pötifur" dedi, yazılışını soramadım tabi ama okunuşu boyle:) sonra bir iki kitaba baktım "meyveli tartolet" diye tariflerini buldum. ama pastanedeki beyfendinin söylediği de yalan değildi hani "petit four" diye bir şey de vardı. Genelde yemeklerin sonunda ikram edilen tek lokmalık fransız tatlılarına deniyormuş ( kelime fransızcadan geliyor ama tatlılar fransaya özgü kalmamış,tek en fazla iki üç ısırıkta yenilebilen tüm kek ,pasta çeşitleri için kullanılır olmuş), eee bu kadar teorik bilgi yeter dedim, denemeye karar verdim. Tuğrul Şavkay ın Tatlı Kitap' ında buldum bir tarif. Tarifdeki miktarları ben tartıyla ölçmedim, göz tartımı kullandım sonuç fena olmadı. Kreması tam pastanede yediklerim gibi oldu. Ama ben üzerlerine jöle sürmeye çok üşendiğim için jölesiz öyle hapur hupur yedik , zaten çok kalmadı. ama çabuk yumuşadı tartolet hamuru, pastanedekiler bu kadar çabuk yumuşamıyordur zannetmiyorum. onun da çaresine bakıcam bir sonraki denemede. Bu tariften yaklaşık 30 tane çıktı. ( tarifte 10 adet yazıyordu sanrım benim tartolet kalıplarım çok küçük)


Malzemeler


60 gr margarin

100 gr un

150 gr pudra şekeri

25 ml su

Fırını 175 C ye getirip ısıtın, margarin+un+şeker+su yu bir kapta yoğurun. Kalıplarınızı yağlayın. Kalıplara hamuru yerleştirin. Fazlalıklarını temizleyin. Bir çatalla kalıplardaki hamurunuzun ortalarını delin.Sıcak fırında altın sarısı olana kadar pişirin. ( hemen altın sarısı oluyorlar dikkat!, benimkiler kömür karası oldu )

Kreması için :

(Miktarların 2 katını kullandım)

18 gr un

10 gr nişasta

60 gr şeker

200 ml süt ( tarifin orjinalinde 20 gr süttozu,200 ml su yazıyordu)

1 yumurta

1 tutam vanilin

tüm malzemeleri çırpma teliyle çırparak pişirin. Soğumaya bırakın. Krema sıkma torması ile tartoletlerin içlerini doldurun. üzerlerine arzu ettiğiniz meyveleri yerleştirin. Üzerine hem meyvelerinizin kararmaması hem de hoş görünmesi için jöle sürün.

Afiyet olsun..

Haziran 05, 2007

MİNİ POĞAÇALAR


Bir önceki gönderide yazmıştım mutfağa giremeyeceğimi işlerim yüzünden ama haftasonu bir ilham geldi sormayın, ortaya pek fazla bir şey çıkmadı ama "kurabiye de yaparım kariyer de!" sloganıyla bir şeyler yapmaya çalıştım. bloglardan denemek istediğim tarifler vardı, ilk vereceğim tarif de Burcu ya ait. onun kiş hamurunu denemek istiyordum ama bir türlü fırsatım olmamıştı, kiş hamurundan yapılan bu tuzlu kurabiyelere ben " mini poğaça " adını verdim ( tam bir lokmalık oldular). İçine peynir ve salam koydum ben, siz istediğinizi koyabilirsiniz. İnanılmaz kolay ve gerçekten lezzetli oluyor. İşte yumuşacık mini poğaçaların tarifi burada. Afiyet olsun.

Mayıs 22, 2007

ŞEKERSİZ Mİ? DIET YANİ?


Uzun süredir mutfağa giremiyorum , bir o kadar zaman daha giremeyeceğim gibi görünüyor. Ama şuraya iki satır yazmadan duramayacağım. Efendim taktığım şey “pepsi max”. Aman bunun üzerine de yazılır mı, konuşulur mu diyebilirsiniz elbette, normal :) .
Ama arkadaşlar bu kadar da olmaz ki.. bana mı tuhaf geliyor şimdi bu pazarlama anlayışı yoksa pepsi deki amcalar mı çok hayalperest, gece rüya görüp sabah diet pepsinin adını değiştirip pepsi max yapıyorlar. Hadi o konuda çok fazla bir şey bilmiyorum yani diet pepsiyi içince erkekler Aysun Kayacı görmüyorlardı bildiğim kadarı ile, pepsi max’ın içine “Aysun Kayacı görme tozu” eklediler diyelim, eh yani insanlık için olmasa da erkekler için büyük buluş hadi alkışlayalım hepbirlikte.
Bir kere pepsi max görünce midem bulanıyor:), gitsem bir mekana ,diet kola istesem garson kalkıp pepsi max var dese içmem yani ,o kadar.. eee zaten biz de senin için değil üzerinde “light” yazdığı için diet pepsi içemeyen erkekler için yaptık pepsi max’ı, Light ( şekersiz anlamında kullanıyorum) olduğunu da vurgulamadan onları kandırabilmek için de içince Aysun Kayacı’yı görebileceklerini söylüyoruz reklamlarda diyebilirler.. ne diyeyim.. yok bu kadar olamaz.. Yazık bütün harcanan paraya, yok pespsi nin parasının derdi bana düşmedi elbette ama beni çok rahatsız etti. Bana sorarsanız gerek yok :) :)


Mayıs 09, 2007

YEŞİL MERCİMEK SALATASI


Bu salatayı annem arkadaşları için yapmıştı, tarifini bekleyen çok kişi olduğunu söyledi geçen gün bana, yine beklettim biliyorum. Sonunda ekliyorum tarifi. Afiyet olsun


Malzemeler
Yeşil mercimek
Taze soğan
Taze nane
Dereotu
Mısır
tuz, limon , elma sirkesi


Yeşil merceği akşamdan suya koyun ( ya da en az 2-3 saat suda bekletin)
Suyunu süzdükten sonra yeni eklediğiniz suyla haşlayın
Suyunu tekrar süzerek üzerine elma sirkesi, tuz ve limon karışımından ilave ederek karıştırın
Taze nane, taze soğan ve dereotunu ince ince doğrayın ve mercimeğin içine ilave edin
En son konserve mısırı da ekleyin ve harmanlayıp servis yapın

Afiyet olsun

Not: miktarlar arzunuza göre değişeceğinden malzemeler için miktar vermedim